VEYSEL EROĞLU'NUN FIRÇALADIĞI TARKAN'A HEM "YANDAŞ", HEM DE "YOLDAŞ" MEDYADAN DESTEK
Tarkan fırça yedi, değerli oldu. Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun Tarkan'a Allianoi antik kentiyle ilgili çıkışı yüzünden "Herşeye burnunu sokma" diye fırça atmasına ilk tepkiler geldi.
Ayşe Arman, Hürriyet'te artık demodeleşmiş bir kalıp haline gelse de "Hepimiz Tarkan'ız" pankartıyla destek verdi. Ayşe Arman şunları yazdı;
İki gavur taşı değil...
Kan ter içinde uyanıyorum... Ben nerdeyim? Burası neresi? Bilmediğim bir yatak... Daha önce görmediğim bir tavan... Sol tarafta bir saat... Sabahın 05.00’i... Birden hatırlıyorum... Bergama, İskender Otel... 104 numaralı odadayım... Kalkmalıyım... Acele etmem lazım... Eylem var!
Bergama’da eylem
Okuduklarınızda bir yanlışlık yok.
Bergama’da eyleme geldim!
Gazeteci olmasaydım, yemin ederim kendimi Doğa Derneği Başkanı Güven Eken ve Baltalı Sinan Akçal’la birlikte o Roma sütunlarından birine zincirlerdim.
Çünkü Allianio’ın (Alya gibi okunuyor Alya-noy) başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmedi.
Bazen utanıyorum.
Biz tarihi eserleri baraj yapmak için sulara gömmeyi tercih eden bir milletiz.
2000 yıllık antik bir yerleşim alanını, 40-50 yıl ömrü olacak bir baraja feda ediyoruz.
İşte biz de bugün bunu protesto ediyoruz.
Bin kere edildi, işe yaramadı, bir kere daha...
Nasıl olabiliyor bu? Nasıl bir zihniyet bu?
Alyanoy (artık böyle okunduğu gibi yazacağım) antik bir SPA, bir sağlık merkezi, binlerce yıl önce şifa dağıtılmış burada, çok çok estetik bir ılıca, aynı zamanda hastane. İçinde yollar, caddeler, kiliseler, çeşmeler, köprüler var.
İnsanı gerçekten etkileyen bir yer.
Meşe palamutlarının altında bütün haşmetiyle dikiliyor.
Bir takım siyasetçilerin buyurduğu gibi “İki gavur taşı” değil yani.
98’de keşfedilen Bergama yakınındaki bu antik sağlık merkezi, 2001’de sit alanı ilan ediliyor, kazı başkanı Doç. Dr. Ahmet Yaraş’la birlikte yüzlerce insanın emeği geçiyor ve yüzde 20’si ortaya çıkarılıyor, üzerine bir sürü bilimsel makale ve kitap yazılıyor.
Ama gel gör ki, tepesine bir baraj kondurulacağı söyleniyor!
Her dereye barajNiye?
Ne bileyim niye!
Bizler, iki de bir barajlar kralı yetiştiren bir milletin çocuklarıyız!
Nerede bir dere var, baraj yap!
Ama tabii ki bu ülkede hâlâ sivil toplum kuruluşları, sanatçılar ve duyarlı insanlar var...
Allah’tan itiraz ettiler.
Bir sürü dava açıldı, anlatamayacağım kadar çok...
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar gitti.
Ama Devlet Su İşleri, nuh diyor peygember demiyor.
“Orası onların dediği yer değil” bile dediler ve baraj inşaatına devam ettiler.
İnadım inat...
Baskılar devam edince çark ettiler, “Biz o antik kalıntıyı suyun altında da korunuz” dediler.
Danıştay’dan döndü.
Sonra “Peki o zaman kille kaplarız” dediler.
Yine Danıştay’dan döndü.
Şimdi son olarak, dalga mı geçiyorlar bilmiyorum hukukun arkasından dolanıp, Alyanoy’u suyun altında kuma gömüyorlar.Buldukları formülün şahaneliğine bakar mısınız?
Kil olmadı kum verelim.
‘Vay be’ dedirtti
Of ki ne of.
Ama benim acele etmem lazım.
Eylem beklemez!
Güven Eken ve arkadaşlarıyla biz Alyanoy’a arka yoldan gireceğiz, onlar kendilerini zincirleyecekler. Güven müthiş bir adam, gerçek bir doğa delisi, lafla değil, harbiden öyle. Aslında tıp doktoru ama üzerine biyoloji doktorası yapmış hayatını bu işlere adamış. Son yıllarda gördüğüm en ‘Vay be’ dedirten adamlardan biri. Hasankeyf için de deli gibi uğraş verdi, hâlâ veriyor, Tarkan da bu derneğin çalışmalarından etkilenmiş ki faaliyetlerine katılıyor, bakanın deyişiyle “Burnunu sokuyor.”
Çok da iyi yapıyor!
Ve Tarkan'a sürpriz bir destek daha.. Star gazetesi yazarı Ergun Babahan, Tarkan'ı desteklerken aslında Veysel Eroğlu'nu ve hükümetin "evet"çi ve "hayır"cı sanatçılara karşı takındığı tavrı eleştiriyor
Tarkan, biz sanatçının bizden olanını severiz
Çevre Bakanı Veysel Eroğlu esip gürlemiş.
Haklı tabii, Rize’de doğal felakete yolaçan HES’ler onun zamanında yapılmadı.
Ayrıca 12 Eylül’de yapacağımız referandum daha çok demokrasiyi değil, herkesin kendi işine bakmasını amaçlıyor.
Sanatçılar anayasa referandumuyla ilgili fikir beyan edebilir ama çevre konusunda ağzını açamaz.
Açarsa, ağzının payını verirler.
Bu Tarkan da anayasaya evet diyeceğine, kalkmış baraj işlerine takmış.
Bu baraj da Kürtlerin kafayı taktığı yüzde 10 barajı değil, nehirlere yapılan hakiki baraj.
Sanki su işleri uzmanı.
Oysa işbölümü basit.
Tarkan “Oynama şıkıdım”ı söyleyecek, Çevre Bakanı tarihi alanları sualtına bırakacak barajları yapacak.
Bakan hazır ağzı değmişken şu U2’nun Bono’sunu da bir fırçalasa.
Bu adam da çevre falan diye söylenip duruyor.
Erken önlem fena olmaz bence, “Bono sen gavurca şarkılarını söyle yeter!”
Bize baraj lazım.
Ne kadar çok baraj yaparsak, Anadolu’daki gavur izlerini o kadar kesin sileriz değil mi yani?
Bergama’daki Allioni kaplıca merkezinin Yortanlı Barajı’nın suları altında kalacak olmasına karşı çıkmış Tarkan.
Bakan da ağzının payını vermiş: Sen kendi işine bak.
Bu arada tarihi bir gerçeğin altını çizmiş, “Orası Allioni falan değil, Paşa Ilıcası” diye...
Türkün karda yürüyüp “kart kurt” sesi çıkaranına Kürt, denize açılanına Yunanlı denilir demeyi unutmuş ama olsun biz tamamlayalım.
Bak oğlum Tarkan, konuşacaksan, anayasaya evet demek için
konuş.
Çevre-mevre işlerine girip bizi ayar etme.
Şimdi Eroğlu çıkıp sana Fazıl Say ayarı çekse ve “Bu şıkıdımı söylerken detone oluyordu, kirli sesi var” dese ne yapacaksın.
Gitti bütün kariyerin.
Kardeşim, memleket işlerini bakanlara bırak, onlar herşeyin en iyisini bilir.
Sen türkünü çığırmana bak.
Paşa Ilıcası’na kafa yorma, yakında orası tarih olur.
Ağzını açacaksan evet için aç, hiçbir şeye hayır deme.
Bu haberi paylaş:


